29 Ekim 2009

Hediye

Ailece özel günleri kutlamaya pek meraklıyızdır.Özellikle de doğumgünlerini...
(Aile dedimse şu an sahip olduğum çekirdek ailemden bahsetmiyorum tabiki.Evlenmeden önce sahip olduğum ailemden bahsediyorum)
Evlendiğimiz günden beri eşim tarafından hep alay konusu olmuştur bizim ailenin doğumgünü kutlamaları.
(Doğumgünü de neymiş?,Koskoca insanın doğumgünü mü olur muş? diyerek. )
Parası çok olan bir aile olmasak da yıllardır her ferdin doğumgünü kutlanmış,ufak da olsa bir hediye alınmıştır.
Hatırlıyorum bir keresinde doğumgünü hediyesi olarak o zamanlar çok istediğim ama bir türlü sahip olamadığım "baskül" alınmıştı bizimkiler tarafından.Oldum olası küçüklükten beri kilolarımla hep sorunluydum.O gün beni o kadar sevindiren doğumgünü hediyesi şimdi yerini her evde gramına kadar tartan elektronik tartılara bıraktı.
Başka bir doğum günümde ise; üzerinde bir sürü parlak taşın olduğu kacaman gümüş bir "yüzük" almıştı Canım Abim.Her zaman olduğumdan büyük gözükmeyi seven biri olarak o parlak taşlı yüzük beni öyle bir büyülemişti ki parmağıma küçük gelmesine aldırmadan hemen takıvermiştim. Bir kaç gün sonra yüzük parmağıma öyle bir oturmuştu ki defalarca sabunla yıkamama rağmen sabun köpükleri bile fayda etmemişti yüzüğü çıkartmaya...
Sonuç; parlak taşlı yüzüğüm parmağımdan tamircide kesilerek çıkarılmıştı.
Sene kaçtı, hangi yaştaydım bilmiyorum.Etraftaki gizli gizli fısıldaşmalar içime kurt düşürdü.Bizimkilerin yaklaşan doğumgünüm için süpriz hazırlığına giriştiklerini farkettim.O gün geldiğinde ise üzerinde adımın yazılı olduğu "ciltli bir defter" hediye edildi. Kendimi o an öyle özel hissetmiştim ki bilemezsiniz.
Ciltli defterimin güzel sayfalarına kıyıp da senelerce ne yazacağımı bilemedim .Hala sayfaları bomboştur.Özenilip benim için yaptırılmış bense bir çift satır bile yazmamışım.
Şimdiyse günlüklerin yerini elektronik günlükler yani bloglar aldı.Kimseciklere ismini bildirmeden özelini paylaşıyorsun.
Acaba hangisi daha özel bir insana...
Sevdiklerin tarafından özel olduğunu hissetmek,
hatırlanmak güzel şey.
Bir de en sevdiklerin bunu hissettirebilse ...

4 yıldız parladı:

  1. hani derler ya üzüntü paylaştıkça azalır sevinç paylaştıkça çoğalır.bence doğru söylemişler ama ben bunu becerenlerden değilim ne yazık ki

    YanıtlaSil
  2. Hüznü de sevinci de paylaşmak gerek sevgili dostum.Yoksa biz nasıl var oluruz şu hayatta...

    YanıtlaSil
  3. ben hala günlük tutan modellerdenim
    hani öyle ciltli defterlere bayağı kalemle yazılan cinsinden
    o yüzden belki de bloguma fazla özen gösteremeyişim
    ve hiç izleyici ya da yorumcumun olmayışı :)
    (haa şart değil elbette :))

    YanıtlaSil
  4. sevgili yazgüneşi sana yorum yazmak çok isterim yalnız yorum yazmak için yazının altında "yorum gönder" butonun yok.Ama yeni bir arkadaşla sevindiğime çok sevindim.Umarım takipte oluruz birbirimize...

    YanıtlaSil