29 Aralık 2010

Hayal Tablosu

İşte benim Hayal Tablom
Öyle aman aman beklentilerim yok yeni gelen yıldan .
Sağlıklı ve huzurlu olsun, tüm sevdiklerim başka birşey de istemem.

22 Aralık 2010

Aşk

Ey Aşk sen nelere kadirsin...
Kızım kuzenine aşık.Hem de sırılsıklam.
Kreşe giderken de Şükrü'ye aşıktı.
Şükrü aşağı Şükrü yukarı kaç sene adı evimizden eksik olmadı çocuğun.
Şimdi de Deniz.
Ne olacak bu kızın sonu?

12 Aralık 2010

Karanlık

Eve girmemizle birlikte, elektriklerin kesilmesi bir oldu dün akşam.
Uzun uzun söylendik giden elektriğe...
Çünkü;
Nünüş, bir an önce televizyonun karşısına geçme derdinde, bense aç karnımı doyurmak için bişeyler hazırlama derdinde.

Mutfağı aydınlatan ufacık mum ışığında, çaresizce beklemeye başladık ...
Baktık olacak gibi değil,
ordan burdan derken Nünüşle muhabbete koyulaştırdık..
Ağlaştık, gülüştük hatta şarkı bile söyledik!

"ben seni sevdiğumi dünyalara bildurdum"

Bu şarkı Nünüş için özel,Kazım Koyuncu ise benim için।

Karanlığa karşı ana kız bağıra çağıra şarkı söylerken elektrikler geldi.
Bizse aydınlığa aldırmadan devam ettik muhabbete...

9 Aralık 2010

Hayat bir sınavdan mı ibaret? Acaba!

Nünüş için önemli bir gün bugün
Okulundaki 2.sınıfların ortak deneme sınavı var.
Okulun başladığı günden beri sürekli test yapmaktan helak olan minik yüreklerin kalbi bugün daha çok atacak.
Öğretmenimiz sınavda heyecanlarını yatıştırsın diye;
"yanınızda şeker getirin",
"soruları yavaş yavaş okuyun",
"kodlamaları doğru yapın",
" karnınızı iyice doyurun" gibilerinden bir sürü ültimatonda bulunmuş öğrencilerine.
Sanırsınız ÖSS'ye girecekler.
Nünüş heyecan yok diyerek soğukkanlı gözükmeye çalışıyor।
Aslına bakarsanız biz ondan daha heyecanlıyız.
Banyo yapması,yemek yeyip erkenden uyuması konusunda
babamız sıkı sıkı tembihledi dün akşam.

Bu hafta sınıfça yaptıkları deneme sınavlarında çok başarılıydı.
Sınıfın en iyilerine fark atıp hepsini doğru yapmış.
Umarım bugün de aynı başarıyı gösterir.

Sırtlarına yüklenen sorumluluk altında ezilen ufacık bedenler için eğitim sistemini eleştiriyorum.
Ama çoğu kez de eleştirmekten öteye gidemiyorum.
Çünkü; velileri rekabete iten başarı kaygısına ben de ortak olup bu çarkın içinde dönüp duruyorum...

7 Aralık 2010

Ayrılık Vakti

11 senelik iş yaşantımda, Eşim ve Kızım'dan sonra en fazla zamanımı O'nunla geçirmişimdir sanırım.
Kızdığım zamanlarda ardından kötü sözler sarfetsemse biliyorum ki kızgınlığım geçtikten sonra yerini iyi niyete bırakmıştır hep...
Evlendiğim yılın 10. gününde tanıştık iş görüşmesinde O'nunla..
Bileklerimdeki sap sarı altından bileziklerimi saklayarak yaptığımız konuşma daha dün gibi hatırımda.
Bir kaç ay sonra birlikte geçirdiğimiz acı tatlı 11 yılın sonuna geliyoruz.
Üzülmüyorum desem yalan söylemiş olurum herhalde.
Hayatımın uzunca bir bölümüne damgasını vuran "Abimmm" diye sevip saydığım kişiye de bu satırda "Hoşçakal" diyorum.
Umarım "gelecek yaşantısı"uğruna bir çok savaşlar verdiği bekletisine cevap verir.

5 Aralık 2010

25.gün ve ben hala diyetteyim

Mehtap Pasin Gualano diyeti tam gaz devam.
Onu tanımama vesile olan arkadaşa binlerce teşekkürler.
Sağlıklı ve düzenli yiyerek hayatımı bir düzene koydum.
Elinde birşey taşımaktan nefret eden ben; hergün elimde bir çanta,
ara öğünler ve öğle yemeği için işyerime kap kap yemek taşıyorum.

Bu sefer erken tartılmak da yok.
Sevgili Mehtap diyene kadar tartılmayacağım.
Merakla bekliyorum sonucu...

O kadar iyi hissediyorum ki kendimi.Şaşıyorum sabrıma.
Sanırım bu kez olacak.